Toplam 2 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 2 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: HI-FI Terimler Sözlüğü

  1. #1
    Renault - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2010
    Yaş
    37
    Mesajlar
    0
    Teşekkür / Beğen

    HI-FI Terimler Sözlüğü

     
    AAD: Satın aldığınız cd nin üzerine yapılan kaydın analog olarak yapılıp digital olarak depolandığını gösterir.
    AC3: Surround receiverlarda dtd surround sistemdeki kanallara ilave olarak +1 center ve +1 aktif bass ile desteklenmiş formattır.
    ADD: Cd üzerindeki kaydın analog olarak yapıldığını master ve depolama işleminin ise digital olarak gerçekleştiğini gösterir.
    AMPLİFİRE: Hoparlörlerinizi sürmek içim çeşitli kaynaklardan gelen sinyalleri yükselten cihazdır.
    ANALOG: Digital olmayan ses ve ses kayıt formatıdır.
    ANTİ-SKATİNG: Pikap iğnesinin plak üzerindeki oluklardan kaymasını önlemek için uygulanan sisteme verilen addır.
    ANAMORPHIC: DVD disklerin sadece wide screen televizyonlarda letter box formatında görüntünün daha iyi çıkmasını sağlayan sistemdir.
    AGRESİF: Dinlediğiniz sesin parlak ve önde olması durumu.
    AMBIANCE: Sesin dinlendiği mekandaki müziğin ve kaydın o ortam içerisinde yarattığı akustik.
    ANALYTICAL: Yüksek detay.
    ARTICULATE: Dinlenen müzikte yer alan insan sesi enstrümanlar ve bunların birleşiminin tümü.
    ATTACK: Dinlediğiniz müziğin sisteminiz içerisinde ürettiği ve zaman zaman yükselen frekanslara verilen ad.
    ALİGMENT (Hizalama): Kaydedici yada çalarların plak yada bant üzerinde kafalarının oluklara yada banta göre ayarlanmasına denir.
    ANALOG: Plak ve kasetlerin veriyi kaynaktan direk depolama şekli.

    BASS: Müzik içerisinde duyulan düşük frekanslı seslerin geneline verilen ad.
    BASS REFLEKS: Speaker kutusu üzerindeki hava akımını dışarı atan port vasıtası ile bass üretimine yardımcı olan sistem.
    Bİ-AMPLING: Speaker üzerindeki farklı frekans üreten ünitelerin her birinin anfi üzerinden farklı kanallar ile sürülmesidir.
    BINDING POST: Çıplak kabloları sıkıştırmak için kelepçeye sahip speaker terminali.
    BANANA: Speaker kablolarınızı speaker terminaline fiş gibi takarak kullanmanıza yarayan adaptör.
    BIT: Digital veriyi oluşturan en küçük parçaya verilen isim.
    BITSTREAM: Digital cd datasını analog sinyallere dönüştürme yolu.
    BIWIRING: Speaker içinde split crossover ile speakerın arkasındaki çift girişi kullanarak üst ve alt frekansların ayrı ayrı sürülmesi durumu.
    BRIDGE: Stereo bir anfinin daha yüksek ses elde edebilmek için mono olarak bağlanmasına denir.Bunu yapabilmek için anfinizin bridge katının olması gerekir.
    BALANCE: Ampliwire cihazlarınızın üzerinde stereo kanalları sağ ve sol olarak ayırmak.Aynı zamanda tonal kontrolleri ayarlamakta bir başka balans işlemidir.
    BODY: Tüm sesler içerisinde üst bass frekansların üst frekanslara göre baskın olması durumu.
    BOXY: Box audio speakerlerde sesin yarattığı rezonans.
    BRİGHT: Speakerlerde midrange ve tiz seslerin baskın olması durumu.

    COMPACT DISC(CD): Veriyi digital olarak depolayıp saklayan ve lazer optik göz vasıtasıyla verisi okunabilen disk.
    CD-R: Bir kereye mahsus kayıt edilebilir cd anlamındadır.Fakat tekrar kayır yapılamaz.
    CD-ROM: Bilgisayarlar için ve bağzı cd wrighter modellerde sadece okunabilir bellek olarak kullanılabilen bölüm.
    CD TEXT: Yeni sistemlede cd çalarların şarkı ismi yada sözleri gibi bileşenleri görüntülemesini sağlayan sistem.
    CLASS A: Sinyalin pozitif yada negatif olarak birlikte yükseltildiği anfi çaşidi.
    CLASS B: sinyalin pozitif ve negatif yarılarının farklı devre katlarında işlendiği ve çıkış katlarının anahtarlandığı sistem.
    CROSSOVER: Speakerler içerisinde bulunan ve frekansları ait oldukları ünitelere gönderen elektronik devre.
    CARTRIDGE: Plaklarda yapılan kaydı anfiye ses elektrik sinyali olarak çevirerek yollayan convertör parça.
    CD-RW: Üzerine tekrar tekrar silinip yazılabilir disk.
    COLOURATION: Müziği natural olarak dinlerken bass mid yada tiz seslerdeki hoşa gitmeyen istenmeyen seslerin oluşması.
    COMPRESSION: Radyo istasyonlarından yayınlanan yüksek frekanslı yayının müzikteki alt ve üst frekanslar arsındaki farkı azaltmak için kullanılan sistemdir.Otomobil radyolarında iyi sonuç vermekle beraber hi-fi tunerlarda iyi sonuç vermez.
    CRT: Convansiyonel tv lerde 3 farklı renk tüpü kullanılarak gelen görüntünün tv akranına aktarılması.
    CLIPPING: Anfini sesi gücün yettiğinin ötesine cihazın aşırı yükleme göstermesi.Bu gibi bir durumda ses ditortion yaratacaktır.
    CC3: Kristal netlik.
    CLOCK: Zamanlama sinyali üretmek için kullanılan elektronik osilatördür.Diskten alınan veriyi senkronize etmek için kullanılır.
    CRT (Cathode Ray Tube): Projeksiyon tvlerdeki üç renk tüpün birleşerek görüntüyü oluşturmasına verilen ad.

    DAB (Digital Audio Broadcasting): Hem am hem fm bandından alınabilen digital stereo yayın.
    DAC (Digital Analog Convertor): Sayısal verileri analog sese çevirir.
    DAT (Digital Audio Tape): Dönen bir kayıt kafası vasıtasıyla bant üzerine digital kayıt yapabilen deck tape.
    DALGA BOYU: Havada hareket eden ses dalgasının boyunu belirtmek için kullanılır.
    DATA REDUCTION (Veri Azaltma): Müzik depolamak için gereken veri miktarını düşüren sistem.
    DCC (Digital Compact Casette): Bildiğimiz tape sisteminin digital olarak üretilmiş hali.
    DDD: Cd içerisine yapılan kaydın her aşamasında digital olarak yapıldığını belirtir.
    DENGELİ BAĞLANTI: Dengeli bağlantılarda pozitif ve negatif kablolar etkin bir enterfans için korumalıdır.
    DESIBEL: Ses basıncı ölçü birimidir
    DIGITAL: Cd çalarlar Dat,Md,Dcc gibi cihazlarda kullanılan disk veya kasetetlerin kullandığı ses depolama protokolü.
    DIGITAL ÇIKIŞ: Digital sinyalin kaydedilmesi yada dac tarafından işlenmesini sağlayan çıkıştır.Koaksiyal yada optik olabilir.
    DİNAMİK ALAN: Hi-Fi bileşenleri tarafından üretilen en yüksek vr en alçak sinyalin arasında kalan alan.
    DISTORTION: Hi-Fi bileşenleri içerisinde dinletide kaynaklanan istenmeyen seslere verilen isim.
    DOLBY DIGITAL: Ev sinema sistemi protokolüdür 5 sabit kanala ilaveten bir adet aktif sub bass kullanılır.
    DOLBY SURROUND: Arka efekt kanallarını stereo kayıtlar için kodlayarak sanal kanal oluşturan format.
    DOLBY PRO-LOGIC: Diyalogları center üzerinde sabitleyen format.
    DROP-OUT: Teyp dat gibi cihazlarda kayıt anında kafanın herhangi bir manyetik perdelemeden dolayı yada bant ile temasının kesilmesinden dolayı oluşan anlık sinyal kaybı.
    DTS: Ev sinema sistemlerinde 5+1 6+1 7+1 gibi formatlarda her sesin kanallara sabitlenerek verilen hali.
    DUAL MONO: Bağzı apli ler içerisinde sağ ve sol kanlların ampli içinde ayrı ayrı işlenecek şekilde üretilmesi.
    DVD: CD boyutundaki diskleri kullanan yeni kayıt formatı.Bu formatta disk üzerine yüksek kalitede ses ve görüntü kaydı yapılır.
    DNM (Digital Natural Motion): Digital doğal hareket
    DS (Digital Scan): Digital tarama.
    DOBY B,C+S: Tape decklerde kayıt esnasında dip gürültüleri gibi kötü sinyalleri temizlemek için kullanılan protokol.Dolby yapılan kayıt dolby dinlenmelidir.
    DOLBY DIGITAL EX: Dolby digital 5+1 sisteme ek olarak sistemin audio dinlerken rear ve center ı kullanarak matrix stereo oluşturmasını sağlayan protokol.
    DOLBY HX PRO: Kayıt esnasında yüksek frekansları distortion olmadan kayıt yapabilmenizi sağlayan protokol.
    DARK: Bright in aksine stereoda mid ve tiz lerin aksine bass sesler ve dolayısı ile alt frekansların baskın olması durumu.
    DEFINITION: Sistem içerisinde algılanan gerçek sesin kalitesinin yüksekliği

    ELEKTROSTATIC: Hoparlörlerin ses üreten hafif diyaframlarını ileri geri hareket ettirmek için kullandıkları yüksek voltaj gücü.
    EMPEDANS: Elektriksel özellik.Düşük empedans kaynaktan daha yüksek güç öekerken tersi daha az güç kullanır. yani 4-6 ohm bir speaker 8 ohm bir speakere göre dah güçlü bir anfi ister ve sürülmesi daha zordur.
    EUPHONIC: Bağzı lambalı anfilerin diğer lambalılara göre sıfır distortion ile daha azla ayrıntı ve kalite üretmesi durumu.

    FREKANS: İnsan kulağının duyabildiği veya duyamadığı ses dalgalarına verilen isim.
    FRONT END: Bir lp yada cd deki sinyal kaynağını ifade eder.Ayrıca tunerde sinyali antenden alıp modüle eden devre katı içinde kullanılır.
    FILTER: Digital kayıtların analog sinyallere dönüştürülmesi anında sinyalin distortion dan arındırılarak saflaştırılması.
    FREKANS RESPONSE: Speakerlarda alt ve üst frekansların arası.Bu sayede speaker alt ve üst sınırlarda hangi aralıkta çalıştığı belirtilir.

    GRIP: Bass kontrolünün güçlü olarak sağlanması.

    HDCD (HİGH Definition Compatible Digital): Daha iyi ses elde etmek için cd lerde kullanılan kodlama sistemi.
    HERTZ: Frekans birimi.Sinyalin saniyede kaç kere bırakıldığını gösterir.Örneğin 1hz sinyalin saniyede 1 kere salındığını belirtir.
    HİZALAMA (Aligment): Kaydedici yada çalarların plak yada bant üzerinde kafalarının oluklara yada banta göre ayarlanmasına denir.

    IMAGING: Stereo da enstrimanların ve sesin oda içerisinde dağılımına verilen ad.

    JITTER: Digital sinyali analoğa çeviriken kullanılan Dac convertörlerin arasında kullanılan çevirim esnasında oluşabilecek dip gürültüleri önleyip temizleyen sistem.Bu cihazlara verilen ad ise Jitterbug.

    KARTUŞ: Pikaplarda plak çalınırken plak üzerindeki oluklardan sinyali elektrik sinyaline çevirerek anfiye yollayan kısım.İki farklı çeşidi vardır.
    KOLORASYON: Müziğin doğal yorumunda oluşan sapma.
    KBPS (Kilobits Per Second): Mp3,dab gibi cihazların yolladıkları veri sinyalinin saniyede ne kadar olduğunu gösterir.Ne kadar yüksek olursa o kadar iyidir.

    LINE LEVEL: Ampliye girmeden önce herhangi bir yükseltmenin gerekmediği girişleri ifade eder.

    MIDBAND (Orta Bant): Çoğu enstruman ve vokallerin duyulduğu ses bandıdır.
    MINI DISC (Md): Mini disc player 74 dakika kayıt yapabilir.
    MONOBLOK: Bağımsız mono power anfi.İki adet mono blok anfi ile stereo ses alabilirsiniz.
    MOVİNG COIL-MC: Pikap kolundaki hareketli bobin.Bu bobinler elektrik sinyallerini sabit bobinler içinde hareket ederek üretir.Çıkışı hareketli mıknatıslardan daha düşüktür.
    MOVING MAGNET-MM: Hareketli bobinli kartuşlarda iğnenin bağlı olduğu mıknatıslar elektrik sinyalini sabit bobin içerisinde hareket ederek üretir.
    MP3: İnternet üzerinden kaydedilebilen ve pc de depolanıp data cd lerine yazdırılabilen nispeten kalitesi düşük sıkıştırılabilen ses formatıdır.

    NICAM: Görüntü ile birlikte gönderilen cd kalitesindeki digital stereo tv sesi.

    OHM: Direnç birimi.Bir hoparlörün empedansı ohm olarak ölçülür ve belirtilir.
    OVER SAMPLING: DAC Sistemlerinde sinyal frekansını arttırarak çevrim devreleri ve yardımcı devreler için istenmeyen sinyalleri filtreleme işlemini kolaylaştırır.
    OPEN: Sesin havada yol alırken üst frekansların temiz ve berrak olarak salınması.

    PASİF: Sinyali yükseltmeyen bir devre yada bileşeni ifade eder.
    PMPO: Müzik çıkış gücünün tepe noktasını işaret eden terimdir.
    POWER AMLIWIRE: Speakerlere ses sinyallerini gönderen amli katı.
    PRE AMPLI: Power ampiye gidecek sinyalleri alıp işleyip yollayan control kısmı.Aktif speakerler ilede kullanılabilir.

    RDS (Radio data System): Fm radyo kanallarında radyonun çaşitli bilgileri ekrandan okunur şekilde yollaması.Hava durumu finans spor v.s.

    SİNYAL/GÜRÜLTÜ ORANI (Noise): Ses sinyal seviyesi ile istenmeyen gürültü seviyesinin arasındaki farkı belirtir.Db cinsinden olan değer arttıkça gürültü seviyesi düşer.
    SUBWOOFER: Nispeten küçük olan hoparlörlerin üretemeyeceği bass frekanslarını üreten bass sürücüsü kolon.
    SÜREKSİZLER: Müzikteki kısa ve ani oluşumları ifade eder üretilmesi zordur.(Zil sesi gibi)
    SAMPLING RATE: Örnekleme oranı.Bir digital kayıt cihazı yada oynatıcı cihazın bir sinyali ne kadar işleyebildiğini gösteren terimdir.
    SEISMIC: Çok düşük bass frekansı duymak çok zordur.

    TEYP LUPU: Ampli üzerinde bulunan teyp üzerindede karşılığı bulunan kayıt yapılmasını sağlayan soket girişleri.
    THX: Lucas film tarafından üretilen maliyetli bir surround formatı.
    TRODIAL TRAFO: Bu transformatörler yuvarlak şekilli daha iyi bir stabilite ve daha az akım kaçağı sağlarlar bu şekildede daha iyi bir güç üretirler.
    TİZ: Üst ses frekanslarının genel adı.
    TWEETER: Hoparlör üzerinde tiz frekansları üreten üniteye verilen ad.
    TÜP: Yükseltme ünitesi olarak kullanılan bu parçada elektrotlar vakumlanmış kapalı bir cam içindedir.Ürettiği ses çok iyidir.
    THIN: Hafif bass.
    TIMBRE: Enstrümanların tonal karakterlerine verilen ad.

    WATT: Güç birimi.Birim arrtıkça güçte artar.
    WOOFER: Alt frekans yani bass sesleri üreten hoparlör üzerindeki ünitenin adıdır.
    WARM: Düşük midreng ile gelen tatlı sese verilen ad.

  2. #2
    Tolga NAGAS
    tolga - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2010
    Yaş
    30
    Mesajlar
    660
    Teşekkür / Beğen
     
    Saol kanka faydalı konu.
    Bir subay şehit oldu diye "Menemen'i yakın" diyen Mustafa Kemal'i özledim

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •