Burma'daki Müslümanlara yönelik sistematik saldırıların arkasında Budist rahiplerin CD'lerle yaydığı nefretin bulunduğu vurgulandı.





ABD'nin başkenti Washington'da düzenlenen panelde, Burma'nın (Myanmar) Arakan bölgesinde yaşayan Rohingya Müslümanları'nın maruz kaldığı ve başını Budist rahiplerin çektiği şiddete tanıklık edenler, şahit oldukları dramı paylaştı. 'Rohingya Müslümanlarının Acı Yüzü' adlı panelde, uluslararası sivil toplum kuruluşu, İnsan Hakları için Doktorlar üyesi Holly Atkinson, Burmalı Rohingyalılar İngiltere Organizasyonu Başkanı Maugn Tun Khin ve Rohingya Müslümanları ile ilgili 2006'dan bu yana birçok fotoğraf çalışması yapan gazeteci Greg Constantine, ülkede Müslümanların maruz kaldığı şiddet olaylarında tanık olduklarını anlattı. Mart 2012'de bölgede bulunduğunu belirten Atkinson, 'Camilerin yerle bir edildiğini şahit olduk' dedi. Müslüman halkın işyerlerinin tamamen kullanılmaz hale getirildiğini belirten Atkinson, 'Küçük çocukların dahi ayırt edilmeden korkunç bir şiddete uğradığını gördük. Tüm bu dram yaşanırken, Müslümanlar öldürülürken alkışlayan insanlara rastladık' diye konuştu.



ÖZEL CD'LER



Atkinson, 'İlk yapılması gereken insani yardımların kamplardaki Müslümanlara ulaştırmasını sağlamak olmalı' dedi. Burmalı Rohingyalılar İngiltere Organizasyonu Başkanı Khin ise halk arasında Müslümanlara yönelik CD'lerle nefret yayıldığını anlattı. Khin, 'Son dönemlerde CD yoluyla, Müslümanlara yönelik bir nefret yaymaya başlandı. Bunların arkasında iş dünyası ve hükümet var. Müslümanların ülkeyi ele geçireceğini, sürekli cami yaptıklarını anlatıyorlardı. Kadın, çocuk, yaşlı demeden şiddetlerini her geçen gün arttırdılar' diye konuştu.


Amaç tamamen yok etmek


Rohingya Müslümanları ile ilgili 2006'dan bu yana birçok fotoğraf çalışması yapan gazeteci Greg Constantine, fotoğrafları eşliğinde bölgede yaşanan dramda şahit olduklarını anlattı.

Constantine, bölgeye gazetecilerin girişinin, geçen yıl yaz aylarında yasaklandığını belirterek, şunları kaydetti: 'Burası uzun süredir Müslümanlara karşı uygulanan şiddet olaylarında en büyük dramın yaşandığı yerlerden birisiydi. Sadece belirli sayıda yardım kuruluşlarının sınırlı girişine izin veriliyordu. Gazetecilerin girişine müsaade edilmiyordu. Şiddet olaylarını durdurmak için yetkililerin herhangi bir adım attığını görmedim. Zaten bu şiddet yıllardır devam ediyordu. Bu bölgedeki Budist siyasi hareketler, Müslümanlara siyasi olarak hiçbir hareket alanı verilmemesi gerektiğini ifade ediyordu.'


http://www.islamigundem.com/musluman...ber-53503.html