Toplam 6 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 6 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Dumlupınar Şehitlerimizi Saygıyla Anıyoruz

  1. #1
    Kerem SAYARI
    T.C. Vatandaşı

    ROADFOX - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2010
    Yaş
    50
    Mesajlar
    12.714
    Teşekkür / Beğen

    Exclamation Dumlupınar Şehitlerimizi Saygıyla Anıyoruz

     



    Yıl 1953, günlerden 4 Nisan… Sabahın ilk ışıklarında Eceabat ve Nara kıyıları şiddetli bir çarpışmanın gürültüsüyle sarsıldı. Bu sarsıntı, güneşle birlikte tüm Türkiye’yi saracaktı. Naraburnu açıklarında Naboland adlı İsveç şilebi ile çarpışarak Çanakkale Boğazı’nın sularına gömülen Dumlupınar denizaltısında şehit olan 81 Türk Denizcisi tarihin sayfalarına ve Türk Milleti’nin kalbine şu sözlerle kazınacaktı: “Vatan sağolsun!”

    Akdeniz’de yapılan NATO tatbikatına katılan 1. İnönü ve Dumlupınar denizaltı gemileri, manevraların ardından Gölcük’e dönmek üzere yola çıktılar. 3 Nisan’ı 4 Nisan’a bağlayan gece Çanakkale Boğazı’na giriş yapan iki denizaltı gemisi, olacaklardan habersiz eve dönüyordu. Sakin geçen yolculuk saat 02.10 sularında Dumlupınar için son buldu.

    Dumlupınar, Naraburnu açıklarına yaklaşırken geminin güvertesinde Süvari Kıdemli Yüzbaşı Sabri Çelebioğlu, Üsteğmen Kemal Ünver, Üsteğmen Hüseyin Yumuk, Astsubay Hüseyin Akış ve Astsubay Hüseyin İnkaya bulunuyordu.

    Ancak Çanakkale Boğazı’nın sularında sessiz sedasız ilerleyen tek gemi Dumlupınar değildi. İstanbul yönünden gelen İsveç Bandıralı “Naboland” şilebi de aynı dakikalarda Naraburnu açıklarına gelmişti. Kaptanlığını Oscar Lorentzon’un yaptığı Naboland ile Dumlupınar, birkaç dakika sonra korkunç bir gürültüyle çarpışacak ve bu çarpışma Eceabat sahilinde dahi duyulacaktı.

    Astsubay Hüseyin İnkaya, nöbetçi olmamasına karşın vardiya dışı görevine devam ediyordu. Nara önlerine gelinirken rotada dikkatini çeken değişiklik üzerine köprü üstüne çıktı. Tam bu sırada güvertede bulunan sekiz kişi, ne olduğunu anlayamadan suya yuvarlandı.

    Naboland, Dumlupınar’a tam baş tarafından bindirmişti. Çarpışmanın gürültüsü Eceabat Limanı’nda demirlemiş olan gemilerce de duyuldu. Darbenin şiddetine dayanamayan Dumlupınar, birkaç saniye içinde Çanakkale Boğazı’nın karanlık ve soğuk sularına gömüldü.

    Denizaltının tüm elektriği kesilmişti. Gemilerinin baş taraftan itibaren su aldığını gören denizciler hızla kıç torpido dairesine doğru harekete geçti. Kıç torpidoya varana kadar da arkadaşlarının birçoğunu kaybettiler. Dumlupınar batarken sadece 22 denizci de kıç torpido dairesine ulaşmayı başarmıştı. Dumlupınar ilk şehitlerini böylelikle vermiş oldu.

    Aynı gece Eceabat Limanı’nda demirli bulunan Gümrük motorundaki personel, acil olarak kaza mahaline çağırıldı. Gümrük motoru, Naboland’dan atılan tahlisiye sandallarına çıkmış ve can yeleklerine sarılmış Dumlupınar mürettebatını görerek motora aldı ve Çanakkale’de hastaneye ulaştırdı.

    Gün ağarmıştı. Balıkçı tekneleri, Dumlupınar’ın batarken su yüzüne fırlattığı haberleşme şamandırasını gördü. Gümrük motorunun ikinci çarkçısı Selim Yoludüz şamandıraya uzandı ve üzerindeki yazıyı okudu:

    “Deniz Kuvvetlerine bağlı Dumlupınar Denizaltısı burada battı. Kapağı açın ve denizaltıyla irtibat kurun.”

    Yoludüz kapağı açtı, şamandıranın içindeki ahizeyi kaldırdı ve ümitle “Alo” dedi.

    Telefondaki ses, “Buyrun, ben Astsubay Selami” dedi.

    Beklediği karşılığı alan Selim Yoludüz, Astsubay Selami’ye ne durumda olduklarını sordu. Astsubay Selami, geminin 15 derece sancak yönünde yatık ve elektriğin kesik olduğunu, 22 kişi olarak kıç torpido dairesine girebildiklerini söyledi.

    Selim Yoludüz, “Endişelenmeyin. Kurtaran yolda. Sizi oradan çıkaracağız” dedi. Astsubay Selami’nin cevabı, Selim Yoludüz’ün kulağına ve kalbine işledi:

    “Ailelerimize selam söylüyoruz. Bizi kurtaracağınızdan eminiz. Vatan sağolsun…”Bu, Astsubay Selami’nin boğazın yüzeyindekilerle yaptığı ilk konuşma oldu. Saat 11:00 sularında olay mahaline gelen Kurtaran gemisinin tüm çabaları sonuçsuz kaldı. Bir süre sonra bir konuşma daha yapmak için şamandıranın başına gidildi ve ahize kaldırıldı. Ahizenin diğer ucundan sadece dualar, ezan sesleri ve iniltiler geliyordu. Saat 15:00 sularında ise muhabere şamandırasını tutan telefon kablosu koptu. Bir daha Dumlupınar mürettebatından haber alınamadı.

    Son sözleri: ”VATAN SAĞOLSUN” oldu…!


    ''Ankara rüzgarı Akdenizde esiyor ''
    0 RH(-)





  2. #2
    Emirhan SERKUŞ
    Emir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2010
    Yaş
    37
    Mesajlar
    8.006
    Teşekkür / Beğen
    Ruhları şad olsun...

    id=008

  3. #3
    Gökhan GÜMÜŞ
    GokhanRS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ocak.2011
    Yaş
    36
    Mesajlar
    766
    Teşekkür / Beğen
    Allah güzel mertebeler nasip eylesin.
    Konu Emir tarafından (05.Nisan.2012 Saat 01:42 ) değiştirilmiştir.

  4. #4
    Mustafa USTA
    T.C Vatandaşı

    *USTA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2010
    Yaş
    50
    Mesajlar
    32.762
    Teşekkür / Beğen
    ​Allah hepsinden razı olsun...

  5. #5

    Üyelik tarihi
    Haziran.2011
    Yaş
    29
    Mesajlar
    2.173
    Teşekkür / Beğen
    Allah hepsinden binlerce kez razı olsun ...
    Konu Emir tarafından (05.Nisan.2012 Saat 01:42 ) değiştirilmiştir.

  6. #6
    *Korkmazbey - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2010
    Yaş
    34
    Mesajlar
    2.425
    Teşekkür / Beğen
     
    Mekanları cennet olsun...
    https://pbs.twimg.com/profile_images...8/aCbORac5.jpg
    Aşk Bir Zeybeğin Hayata İtirazıdır.
    Susarsa Çatışma,
    Konuşursa Savaş,
    Yazarsa Destan,
    Severse Devrim Olur.
    Tut Ki Ben Bir ZEYBEĞİM!!!

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Bu Konu için Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •