Toplam 3 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 3 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Koca seyit

  1. #1
    Burak Yılmazer
    *Burak Yılmazer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2010
    Yaş
    32
    Mesajlar
    4.912
    Teşekkür / Beğen

    Koca seyit

     
    Koca Seyit 1889'da Balıkesir'e bağlı Havran ilçesinin Çamlık köyünde doğdu. Gürbüz yapılı, pehlivan görünüşlüydü. Bu nedenle, askere gittiğinde, adına "Koca" lakabı da eklendi. 1909'da askere giden Koca Seyit, askerliğinin üçüncü yılındayken 1912'de Balkan Savaşı başlayınca birliğiyle birlikte savaşa katıldı. Terhis edilmeden askerliğini Çanakkale'de topçu eri olarak sürdürdü. 14 asker ölünce, 24 asker yaralanınca... Çanakkale Boğazı'nın Rumeli yakasında, Kilitbahir denilen mevkide 28'lik Mecidiye bataryasında Şeyit ile birlikte kırk kişi vardı. 17 Mart 1915'te Çanakkale'deki bütün birliklerde yoğun bir faaliyet sürüyordu, ertesi gün, İtilaf Devletleri'nin büyük bir hücuma geçeceği haberi alınmıştı. 18 Mart 1918'de, önce Fransız daha sonra İngiliz zırhlıları Çanakkale boğazında görülmüşlerdi. Anadolu ve Rumeli kıyılarından ateş ve dumanlar göklere yükselmekteydi, ateş aralıksız sürüyordu. İngilizlerin en büyük savaş gemilerinden Queen Elizabeth ve Ocean zırhlıları Koca Seyit'in bataryasının bulunduğu Kilitbahir önlerine gelmiş, kıyıyı top ateşine tutmuştu. Ateş çemberi genişleye, genişleye Koca Seyit'in bataryasına ulaşmıştı. Bataryanın sağına soluna mermiler peş peşe düşmeye başlamıştı. Durumun kritik oluşunu gören batarya komutanı "sığınağa!" emrini vermişti. Fakat batarya erleri sığınağa ulaşmadan müthiş bir gürültü kopmuş, sanki yer yerinden oynamıştı. Koca Seyit de o gürültüden sonrasını hatırlamıyordu. Düşman gemilerinden atılan bir mermi cephaneliğe isabet etmiş, cephanelik havaya uçmuştu. Bataryadaki erlerden on dördü hayatını kaybetmiş, yirmi dördü ise yaralanmıştı. Sadece Seyit ile Ali isimli arkadaşı yara almadan kurtulmuşlardı. Vinç de kırılmıştı Sağlık erlerinin müdahalesiyle kendine gelen Seyit gözlerini açınca etrafta şehit olan arkadaşlarının cesetlerini görmüş ve arkadaşlarından durumu öğrenmişti. Bataryada ikisinden başka kimse kalmamıştı. Bataryanın toplarından ikisi toprağa gömülmüş ve kullanılmaz hale gelmişti. Sadece bir tanesi kullanılabilir haldeydi. Onun da vinci kırılmıştı. Koca Seyit, bir denizde hâlâ ateş püsküren düşman zırhlısına bir yerde yatan arkadaşlarına, bir de topa bakmış ve her biri 215 okka (276 kilo) ağırlığındaki mermilere yönelmişti. Ali'nin yardımıyla Arkadaşı Niğdeli Ali şaşırmıştı, Koca Seyit ne yapmak istiyordu? Seyit, arkadaşına "yardım et de mermiyi yükleneyim" demiş, ardından da "Ya Allah" diyerek koca mermiyi kavramış ve Ali'nin yardımıyla sırtlamıştı. 276 kiloluk yüküyle 28'lik topun altı basamağını çıkan Koca Seyit mermiyi topun ağzına yerleştirmeyi başarmıştı. Topun namlusunu Ocean'ın üzerine çevirmiş, topu ateşlemişti. Gemi isabet almıştı. Batarya komutanı Hilmi Bey derhal Mecidiye bataryasına koşmuş ve topu Seyitle arkadaşının ateşlediğini öğrenmişti. Hemen oracıkta onbaşı rütbesini takmıştı Seyit'e. "Nasıl yaptın?"sualine ise şu cevabı veriyordu: "Cenb-ı Hakkın yardımıyla." Madalyası yoktu Koca Seyit 1918'de terhis oldu, köyüne döndü. Yine savaş başladı; Seyit 26 Ağustos 1922'de Büyük Taarruza katıldı, vücudu iki yerden yara aldı. Zaferi hastanede öğrendi. Köyüne döndü. Çoluk çocuğunun geçimini sağlamak için dağdan odun getiriyor, odun kömürü yapıp satıyordu. Madalyası bile yoktu. "Müracaat et sana madalya versinler, maaş bağlasınlar" diyenlere, "Biz madalya için, maaş için dövüşmedik" diyordu. Aralık 1939'da öldü. 50 yaşındaydı. Fotoğrafın öyküsü Gelibolu'yu ziyaret eden herkes onu biliyor: Efsanevi Seyit Onbaşı. Kollarında kocaman bir mermiyle kaya gibi orada duruyor. Bu kahramanın 1915'de çekilmiş bir de fotoğrafı var. Seyit Onbaşı'nın başarısı hızla ordu içinde yayıldı. O sırada, Avustralyalıların da Efsanevi Kahramanı Jacka idi. Olaydan bir hafta sonra, Topçu Birliği Komutanı Cevat Paşa Seyid'i onbaşı yaparak onurlandırdı. Ve, Onbaşı'nın fotoğrafını çekmek için fotoğrafçılar gelmişlerdi bile. Sırtında silah, elinde büyük mermiyle çekilecek bir fotoğraftan daha etkili ne olabilirdi ki? Fakat, Koca Seyid top mermisini kaldıramadı. "Bu koşullarda mümkün değil, Bir daha İngilizler saldırırsa..." dedi. Ne var ki, açıklama, fotoğraf sorununu çözmüyordu. Boş, daha küçük mermiler denendi, olmadı. En sonunda, tahtadan yapılmış maket bir mermiyle fotoğraf çekildi. Fotoğraf gazetelerde yayımlandı. Artık herkes Koca Seyit'i tanıyordu.

  2. #2
    Mustafa USTA
    T.C Vatandaşı

    *USTA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2010
    Yaş
    50
    Mesajlar
    32.770
    Teşekkür / Beğen
    Allah rahmet eylesin,o ve diğer şehitlerimizin sayesinde bu vatanda nefes alıyoruz...

  3. #3
    Ersel YILGIN
    Guest
     
    Biz bu ve bunun gibi insanlar sayesinde şu anda hayattayız ve bu güzel vatana , herkesin gözü olduğu mükemmel vatana sahibiz.
    Şu an çok rahat yaşıyorsak onların sayesinde.Biz her şeyin güzelini gördük ama onlar zamanında sefaleti de acıyı da zorluğu da yaşadılar.
    Allah rahmet eylesin hepsine!

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •